Özet Kopenhag Okulu güvenlik çalışmalarına hem üçüncü bir yaklaşım getirmiş hem de eleştirel bir boyut kazandırmıştır. Okulun getirdiği güvenlikleştirme yaklaşımı çerçevesinde bu çalışmada Türkiye’nin Soğuk Savaş ertesinde Balkanlara...
moreÖzet
Kopenhag Okulu güvenlik çalışmalarına hem üçüncü bir yaklaşım getirmiş hem de eleştirel bir boyut kazandırmıştır. Okulun getirdiği güvenlikleştirme yaklaşımı çerçevesinde bu çalışmada Türkiye’nin Soğuk Savaş ertesinde Balkanlara yönelik dış politikası incelenmektedir. Çalışmanın tespiti Türkiye’nin Bosna Savaşı (1992-1995) döneminde Balkanlar’ı siyaset dışı alana taşıyarak güvenlikleştirdiğidir. Bu sebeple çalışmada bölgenin güvenlikleştirmesi sürecine odaklanılmakta ve bu yaklaşımın Türkiye’nin dış politikasındaki değişimi açıkladığı düşünülmektedir. Ayrıca çalışmada Balkan politikasında aciliyet meselesinin oluşumuna ve onay alma sürecine odaklanılmaktadır. Milli Güvenlik toplantılarından çıkan kararlardan, TBMM tutanaklarından ve muhalefetin açıklamalarından faydalanılmaktadır. Böylece çalışma Türkiye’nin olağanüstü önlemlere başvurmasını açıklayabilmektedir.
Türk dış politikasında Balkanlar’ın güvenlik sorunu haline getirilmesi Yunanistan ve Bulgaristan ile süregelen sorunlarla ilgilidir. Yunanistan’ın Bosna Savaşı’nda Sırbistan’a destek vermesi Kıbrıs’ın yanına yeni bir sorunlu alan daha çıkarmıştır. Bu dönemde Bosna Hersek, Arnavutluk, Makedonya ve Kosova güvenlik bağlamında öncelik kazanmıştır. Bir strateji olarak Türk karar vericileri meseleyi sosyal ve ekonomik sektörlerde güvenlik açıklamalarıyla doldurarak güvenlik alanına taşımış
ve böylece sonraki istisnai hal uygulamalarını meşrulaştırmıştır.
Anahtar Kelimeler: güvenlikleştirme, söz edimi, alımlayıcı kitle, aciliyet,
olağanüstü hal
SECURITIZATION OF BALKANS IN TURKEY (1992-1995)
Abstract
The Copenhagen School has produced a new (the third one) approach and a critical perspective to the security studies. In this study, Turkey’s post-Cold War foreign policy toward the Balkans is examined through the securitization process developed by the School. The study determines that Turkey securitized the Balkans carrying it out of the political sphere during the Bosnian War (1992-1995). Therefore, the study focuses on the securitization of the region and believes that the approach can
explain the shift in Turkish foreign policy. Besides it focuses both on creation and approval processes of the urgency matter in the Balkan policy. It benefits from the decisions of National Security meetings, reports of the Grand National Assembly and statements of the opposition. Thus, the study can explain Turkey’s appeal to extraordinary measures.
Balkans has emerged as a security problem in Turkish foreign policy because of the continuing problems with Greece and Bulgaria. Greece’s support to Serbia during the Bosnian War added a new turbulent area to the Cyprus problem. During this period, Bosnia Herzegovina, Albania, Macedonia and Kosovo take primacy in the context of security. Turkish decision makers carried the issue into the security field filling the issue with security statements in the social and economic sectors and, therefore, legitimized following state of exception practices.
Keywords: securitization, speech act, audience, urgency, state of exception